6  Eylül  2010  İyi Akşamlar
Anasayfa
Forum
Avrupa Ligleri
The Premiership
La Liga
Serie A
Bundesliga
Fransa Ligi
Hollanda Ligi
Belçika Ligi
İskoçya Ligi
Portekiz Ligi
Yunanistan Ligi
Avrupa Kupaları
Şampiyonlar Ligi
Dünya Kupası
UEFA Kupası
Köşeler
Gündem
Top Bol Lum
Ekstra
Milli Takım
Profil
Altıpasta Tek Başına
Ayak Oyunu
Scout
Nostalji
Efsaneler Turnuvası
Künye / İletişim
Arama


 
Selin UNANEkstra
Bölümdeki eski yazılara ulaşmak için buraya tıklayın
Wayne Rooney

30.8.2005

 
 
 

 

 

Sürekli yeni yetenekler peşinde koşan futbol dünyası, nedense bulduğu “yenilere”, “eskilerin” isimlerini takmayı pek sever. Keşfedilmiş bir yetenek ya “21. yüzyılın Maradona’sı”, ya “Yeni Platini”, ya da “Geleceğin Romario’su ”dur. Her maçta süper oynaması adeta zorunlu olan “yeni”, daha kendi futbolunu bile sindirememişken, bir de omuzlarındaki bu “bir efsane kadar iyi oynama” yüküyle genelde iyice ezilir; zaman geçtikçe de ya iyi takımdaki sıradan bir futbolcu, ya da “Futbolcu olamazlarsa marka olsunlar” anlayışıyla, Beckham’ın da yorulduğu magazin yollarında top koşturan bir futbolcu olur. “Pele’nin Gençliği Rooney” hatta daha abartılmış yeni haliyle “Pele’den daha iyi Rooney” ise bu tezi çürüteceğini sadece umduğum, kesinlikle iddia etmediğim bir “yeni”.

           

Wayne Rooney, 24 Ekim 1985’te İngiltere-Liverpool’da doğdu. Kasabadaki bir okulda çalışan Jeanette ve boksörlük yapan Wayne Rooney çiftinin Wayne, Graham ve John isimli üç oğlundan en büyüğü olan Wayne, çocukluğunu Liverpool’un doğusundaki kırsal yerleşim merkezlerinden biri olan Croxteth kasabasındaki üç yatak odalı bir evde geçirdi. Wayne’in futboldaki başarılarının ardından yerli halk bu eve, diğer evlerden hiçbir farkı olmamasına rağmen “Büyük Beyaz Ev” adını takmışlar.

           

Küçük Wayne’in büyük hayalleri, kasabadaki diğer çocuklarınkinden pek de farklı değildi. Ateşli bir Everton taraftarı olan Rooney ailesinin büyük oğlu, odasındaki pencerenin cam kısmını Everton flamalarıyla doldurmuştu; ahşap kısmını ise kazımış ve “WR, Rooney E.F.C.” yazmıştı. Tüm kasaba halkını oynadığı futbolla kendine hayran bırakan henüz 9 yaşındaki Wayne, “Walton and Kirkdale Junior League”de Copplehouse adına top koştururken, Everton’ın keşif kolu Bob Pendleton tarafından farkedildi. Ardında 99 gol bırakarak Copplehouse’dan ayrıldı ve rüyalarını süsleyen Mavi Akademiye ilk adımını attı.

           

Her geçen gün yeteneğine teknik katan Rooney, daha 15 yaşındayken 19 yaş altı takımında oynuyordu. 2002 Youth Cup’ta, attığı 8 golle, Everton genç takımının finale yükselmesine büyük katkıda bulunan genç oyuncunun artık Premiership’te oynama zamanı gelmişti. 2002-2003 sezonunun açılış maçında, 18 numaralı formasıyla Tottenham’a karşı sahaya çıktığında henüz 16 yaşındaydı.

           

19 Ekim 2002 tarihli, Everton’ın Arsenali 2-1 mağlup ettiği maçta, yüce tanrının “Yürü ya kulum!” dediği 16’lık Rooney, Everton’ın 2.golünü atarak, hem Arsenal’in 30 maçlık yenilmezlik serisini bitirdi hem de Premier Ligin en genç golcüsü ünvanını aldı ve attığı bu gol kendisine, ITV tarafından verilen “Ayın Golü” ödülünü kazandırdı. Kasım ayında bir ilke daha imza atan Rooney, sonradan girdiği Leeds United- Everton maçının 80. dakikasında, iki defans elemanını geçerek topu uzak köşeye gönderdi ve böylece Everton’ın Elland Road’daki 51 yıllık kötü talihini yenmiş oldu.

 

Rooney aynı yılın Aralık ayında, BBC’nin düzenlediği bir ödül gecesinde “Yılın Genç Sporcusu” ödülünü aldı. Ancak aldığı ödülden çok, ağzındaki sakızı ve en üst düğmesi açık olan gömleği konuşuldu. Genç futbolcu çizgisini ortaya koymaya başlamıştı bile.

           

18 ( sonra 21, sonra 23, en son 9) numaralı milli formasıyla, Şubat 2003’te Avustralya’ya karşı oynayarak ülkesinin “En Genç Milli Oyuncusu” ve Eylül 2003’te de Makedonya’ya attığı golle ülkesinin “En Genç Milli Golcüsü” oldu.            

 

Doğduğu günden beri desteklediği ve 9 yaşından beri de formasını giydiği Everton takımıyla ilk profesyonel sözleşmesini Ocak 2003’te imzalayan Rooney ile ilgili transfer haberleri, kendisini tüm dünyaya tanıttığı ve ayrıca ayağını da sakatladığı 2004 Avrupa Şampiyonası’nın ardından yayılmaya başladı. Ancak Everton yöneticileri, Rooney’nin satılmasının mı, yoksa satılmamasının mı kulüp adına daha iyi olacağına karar veremiyorlardı. Ya satılıp artan borçlar temizlenmeliydi; ya da satılmamalı, kendi buldukları bu yetenek kimseye kaptırılmamalıydı.

 

En sonunda Rooney, 31 Ağustos 2004’te yani transfer döneminin son günü, rüya takımından ayrılarak 30 milyon £ karşılığında Manchester United’la anlaştı. United’a katılmasını Rooney şu sözlerle açıklıyor: “Everton’dan ayrılmak benim için çok zor bir karardı. Çünkü Everton benim, oynamamın yanında desteklediğim de bir takım. Ancak Manchester United gibi büyük bir kulübe katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum ve bunun kariyerim adına en doğrusu olduğuna inanıyorum. Bu şekilde Şampiyonlar Ligindeki büyük futbolculara karşı da oynayabileceğim.” Tabii bu transferin tek sebebi bu olamaz. Yadsınmaması gereken bir gerçek daha var ki, o da Wayne’in bu transfer karşılığında aldığı ücret. Everton’da profesyonel sözleşmesini imzalamadan önce haftada yakşalık 100 £’a oynayan futbolcu, şimdi haftada yaklaşık 13.000 £’a oynuyor.

           

Rooney, Manchester United’da 8 numaralı formayı ilk defa bir Şampiyonlar Ligi maçında, İstanbul’da giydi. Fenerbahçe’ye attığı 3 gol sonrasında kimilerince “Fahri Galatasaraylı”, kimilerince “Fahri Beşiktaşlı” ilan edildi. Kimisi “Bunda teknik yok; Allah ne verdiyse gidiyor” yorumlarını haketmediğini ispatladığını iddia etti; kimisi ise iyi oynadıysa bile, davranışlarına olan nefretinden dolayı bunu bir türlü göremediğini söyledi.

           

Uzun süren gereksiz tartışmalardan biri de Manchester United’ın Rooney’i neden aldığıydı. Belki Rooney, sürekli star yaratma davasında olan United’ın yeni gözdesiydi, belki de yaşlı United’ı gençleştirme çalışmalarının bir parçasıydı. Yoksa United bu adamı kullanmak için değil de, başka bir takımın alıp kullanmasına engel olmak için mi almıştı? Ne de olsa United’ın elinde Nistelrooy gibi, Saha gibi, Alan Smith gibi, Cristiano Ronaldo gibi golcüler vardı. Kabul etmek gerekirdi ki, gün itibariyle bu futbolcuların hiçbiri rüzgar gibi esip geçmiyorlardı ama onlar da büyük umutlar bağlanarak alınmışlardı ve geldikleri takımların gözde golcüleriydiler. Tek ihtiyaçları, takıma her anlamıyla alışmak ve bazılarının sakatlıklarının geçmesi için zamandı. Böyle bir durumda ekstra bir forvet yerine, gerçekten ihtiyaç duyulan bir pozisyona adam alınabilirdi. Belki de Ferguson, Rooney transferiyle kulübün son birkaç yılda yaşadığı düşüşü ve taraftarın mutsuzluğunu unutturmak istiyordu. Ve son olarak belki de takımın bu adama gerçekten ihtiyacı vardı. Her ne nedenle alınmış olursa olsun, bence Rooney transferi United için doğruydu.

           

Gelelim Rooney’nin futbolculuğuna. Rooney ideal bir futbolcu fiziğinden çok, bir rugbyci fiziğine sahip. Bu fiziğini kimi zaman, 2004 Avrupa Şampiyonasında İngiltere’nin Fransa’yla oynadığı bir maçta dalyan gibi Thuram’ı yere sererkenki gibi, kimi zaman da Nisan 2005’te Newcastle’la oynanan bir maçta, yaradana sığınıp abanarak gol atarkenki gibi kullanıyor.

 

Rooney’nin futbolunun sadece fiziki güçten ibaret olduğunu söylemek yanlış olur. Öncelikle iri cüssesine rağmen hızlı. Ayrıca iyi adam geçip, top saklayabiliyor ve topu hiçbir şekilde kaybetmeden ayağında tutup, tüm takımın rakip sahaya yerleşmesini, rahatlamasını sağlıyor. Fakat pas atma kabiliyeti çok iyi değil ve hava toplarında da çok başarılı değil. Özellikle gelişine vurduğu, inanılmaz derecedeki isabetli şutlarının dışında gol vuruşu tekniği de sınırlı. Ancak tüm bu eksilerine rağmen, kimilerinin -ki bu kimilerine ben de dahilim- Rooney’nin iyi bir futbolcu olduğunu düşünmelerinin ve futbolundan zevk almalarının nedeni yaşı olabilir. Belki de “Abi adam 85’li” diye hayret etmekle o kadar meşgulüz ki, ölçemiyoruz Rooney’nin çapını.

 

Genç futbolcunun en kötü yanı ise gereksiz ve bazen abartıya kaçan agresifliği. Her ne kadar gün geçtikçe azalsalar da, Rooney’i küfür ederken, itiraz ederken, rakibi doğrudan sakatlamak için çift dalarken görmek olağan. Kabul edilmelidir ki; profesyonel bir futbolcu sırf iyi ve sempatik bir adam olabilmek adına “Aman penaltı yaptırmayayım, asabi olmayayım, yeter ki adam sakatlanmasın ben gol atmasam da olur vs vs” derse, zaten iyi bir futbolcu olamaz. Ancak profesyonellik olarak nitelenen davranışlar oyun kuralları çerçevesinden çıkmış, genellemeye yayılmış, bir iki cinlikten öteye geçmiş ise, işte o zaman bu çirkefliktir, terbiyesizliktir. Dilerim Rooney hırsına yenik düşmemeyi en kısa zamanda öğrenir.

 

Rooney ile ilgili son detayları verelim. Rooney bir maç boyunca ortalama 11 km koşuyor -ki bu bir forvet oyuncusundan beklenilenin bir hayli üstünde-, 2 kez hava topuna çıkıyor, topu 13 kez göğsüyle, 90 kez de ayağıyla karşılıyor. Bir sezon boyunca attığı goller ve gördüğü sarı kartlar arasındaki oran ise gittikçe iyileşmekte. Everton’daki son sezonunda attığı golden çok, sarı kart görmüştü. Ancak 2004-2005 sezonunda United’da 11 gol attı ve 7 sarı kart gördü. Fenerbahçe’yle oynanan bir maçta kendisine verilen formaya, ancak formanın yakasını kestikten sonra sığabildi. Sponsorları Coca-Cola ve Nike. Kardeşi John da Manchester United’ın genç takımında oynuyor. Hayatında en korktuğu kişi annesi. Ortaokuldan beri çıktığı, 18 yaşından beri nişanlı olduğu ve tüm masraflarını karşılamanın yanı sıra bir de şarkıcılık eğitimi aldırdığı Colleen McCloughlin’le önümüzdeki yıl evlenecek. İkiliyle ilgili çıkmış birkaç haber şöyle: “Rooney’nin geneleve giderken yakalanması üzerine Colleen, bilmem kaç bin poundluk nişan yüzüğünü sokağın ortasında fırlattı ve yüzük kayboldu”, “ Rooney, Colleen’in doğum gününü kutlamak için gittikleri bir barda tartışmaya başladığı nişanlısını üç kez tokatladı. Rio Ferdinand ve Roy Carroll ikiliyi zor ayırdı.” Boyu 1m 75cm, kilosu 77kg.

 

İngiliz futbolunun kendini kurtarma çabası olarak ürettiği reklam kahramanlarından biri olmadığını umduğum; futbolu gerçekten severek oynadığını hissettiren; yıldız İngiliz futbolcu kıtlığı içindeki Premier Lig’in, en çok gelecek vaadeden İngiliz oyuncusu olduğunu düşündüğüm; her ne olursa olsun yeteneğiyle güzelleşebilen bir futbolcudur Wayne Rooney. Vurduğun gol olsun sevgili Wayne!

 

 

 

ermanhoca
8/30/2005 12:38:04 AM

abi   işt   gorduk   adamın   son   maçını   yoruma   gerek   yok.   ve   bu   adam   sadece   20   yaşında.


oben
8/30/2005 3:13:45 PM

top   tekniği   yok,   çok   doğru   ama   iyi   futbolcu...selin   eline   sağlık..


can evren
9/1/2005 8:49:54 PM

rooney super topcu valla. gecen sene newcastle a attığı golden her sene bir tane atsın yeter gözlerimize..


ozgurthegreat
9/2/2005 12:09:14 PM

iyi bir futbolcu ama bulunmaz hint kumaşı değil. benim gözümde bir Robinho değil hala...


oben
9/2/2005 11:36:18 PM

değişik bir tarzı var..sanki asla büyük futbolcu olamayacakmış gibi..
biraz da ingiliz medyasının her oyuncusunu aşırı pohopohlamasından da kaynaklanıyor...owen dan sonra ilk kez hücuma yönelik bir yıldız çıkardılar ve abarttılar da abarttılar..adamı dünyanın en iyi futbolcusu yaptılar..
sonuç olarak her ne kadar bu adam çok genç de olsa, kişisel kariyerinde nesi var??
ya da takımına ne kazandırdı??


ogubay
9/16/2005 6:08:04 PM

fenerbahçe maçıyla kendisine olan sempatimin zirve yaptığı bir futbolcudur kendisi. "iyi top oynuyo" + "görevini iyi yapıyor". bence yeterli. selin eline sağlık.


fırat
9/30/2005 1:01:45 AM

rooney.. bence rooney oynadıgı klubu hakeden bi futbolcu değil.. takımda smith ondan cok daha yararlı bi oyuncu.. ingiltere milli takımındada defoe ondan daha iyi işler yapabilecek biri.. rooney 2-3 yıla kadar baros gibi gözden düşer ve kürkçü dükkanına (everton yada dengi bi klübe) gidder..


burhan
11/2/2005 11:22:31 AM

defansın hatalarına golle cevap veren gelecekte yılın futbolcusu olmaya aday bir kişidir


fırat
11/2/2005 6:09:20 PM

rooney topcu olsa manc unt. ı bu haldeyken bişiler yapar ama sahada gezinip sinirlenincede dalaşmaktan başka bişi bilmiyor..


darknes
11/19/2005 1:35:48 PM

rooney deil tabiiki c.ronaldo 5 tane rooney bi tane c.ronaldo yapmas rooneyde teknik yok ayrıca fizikte yok bu yüsden manchester sürünü


fatih
12/10/2005 4:14:18 PM

iyi şut çekebilen sıradan bir ingiliz sadece.Nerden bir C.ronaldo olabilecek.Zaten en büyük üstad RONALDİNHO ile karşılaştırılamaz bile.


Alibet
12/10/2005 5:49:26 PM

C.ronaldo olsa nolurki. Ronaldo çok mu iyi oyuncu. Rooney in özelligi şu anlık çok koşması ve iyi şutlar çekmesi. teknigi bence hala çok yetersiz.


mert
12/11/2005 4:14:34 PM

rooney gerçekten birçok futbolcuya karşın yetenekli ve üstün görünmeye çalışan bir insan.tabiii RONALDINHO KİİİİİMMM ROONEY KİİİİM!!!.rooney kendini manchesterde buldu ve kendini orda geliştirdi.Manchester unıted gibi bir kulüpte oynamak çok zorrr.Aslında onu kızkanmayan yoktur heralde.kendisine kırmızı şeytanlarla beraber mutlu maçlar diliyorum.(favorim ronaldınho)!!!


umut
12/19/2005 9:37:33 PM

kardeşim kim ne derse desin dünyanın en iyi futbolcusu cristiano ronaldooo bunu daha kimse anlayamadı tutturmuşlar bi ronaldinho başka bişe demiyorrlarr adam portekizin herşeyi yaa cristiano ronaldo bide unutmayalım daha 20 yaşında


Yücel
12/19/2005 10:25:32 PM

ya neyden bahsediyosun allah aşkına cristiano ronaldo´nun kaydadeğer bi başarısı warmı da konuşuyosunuz??Dünyanın en iyi oyuncusu ronldinho´dur.Başka kimse olamaz..


seryel
12/20/2005 1:37:47 PM

e yuh yani rooney konusunda ronaldo´yla ronaldinho´yu tartışıyorsunuz tebrikler... Rooney Everton´daki performanısının üstüne henüz ekleyememiştir Manu´da.


emre
12/26/2005 6:29:17 AM

rooney evertonda henuz ılk onbıre tam olarak gırememısken manu ya transfer oldu ve arasıra attgı guzel gollerın dısında herhangı bır yararının oldgnu duusunmyrm.topa ıyı vurmakla buyuk futbolcu olunmaz.ronaldınhoo


stardust
12/30/2005 6:48:10 PM

ayrıca çok da sevimsiz


zafersporlu ismail
1/2/2006 6:23:50 PM

rooney yaşına göre fizik olarak çok iyi bir futbolcu şutları da çok iyi ama fazla agresif.ronaldinho la asla karşılaştırılamaz


gs li ramazan
1/4/2006 11:58:03 AM

doğru adam çok ii bu yaşında fırtınalar estiriyor.isabetli çok sert şutları,güçlü fiziğiyle rakipleri için korkutucu bir futbolcu ama futbolun tanrısına karşı daha çocuk.kim mi diyceksiniz tabiki RONALDİNHOO.


ozgur yılmaz
2/17/2006 2:06:01 PM

bence iyi bir geleceğe sahip rooney ama ondan daha da iyileri var ornek messi diego


kubilay
3/26/2007 3:03:10 PM

ya ne kötü dionuz ya adam 20 yaşında olmasına ramen ii oynuoo


tahir
5/31/2007 10:34:44 PM

ronney 25 yaşında olmasına rağmen harika


6/2/2007 6:46:39 PM

"Wayne Rooney, 24 Ekim 1985’te İngiltere-Liverpool’da doğdu."

Yani Rooney 22 yaşında bile değil sevgili Tahir. Keşke harika olduğunu düşündüğün Rooney´le ilgili yazıya bi göz atıverseydin.


recep
6/3/2007 8:16:16 PM

rooney gercekten çok ii vede yetenekli bi futbolcu bi ronaldinho veya c ronaldo kadar teknik olmasa da man u için yeterli bi youncu daha da ii olacaktır


emre
8/3/2007 5:45:22 PM

bana kalırsa rooneyin ünü uzaktan şuttur


hasan çelik
8/6/2007 1:16:46 PM

rooney iyi bir topçu manchester united da oynayabilecek kalitede bir oyuncu tekniğide fena değil.hırslı ,güçlü,teknik kalite kokan bir oyuncu.cristiano ronaldoyla kıyaslamam ronaldı çok daha iyi.ama hepsinden iyi olan ronaldinho var


kadir
8/10/2007 9:58:42 PM

rooney iyi bir futbolcu dur abiler ama allah için konuşalım bir ronaldinho bi kaka bi henr gibi değil fakat biraz daha çalışırsa daha iyi olabilir şimdilik iyi değil çok iyi diyorum 10 üzerinde 8 veriyorum


Mehmet KALPAK
8/11/2007 9:29:51 AM

Neleri var neleri bence ingiliz topçuları anadan doğma şanslı çükü PREMİER LİG gibi bi ligde oynuyolar bana göre rooney iyi bi topçu değil ama fenere çakan herkes iyidir.gitsin PIRLO abisinden ders alsın bende bu çiilli ingiliz elemana 10 üzerinden 6 veriyorum


sdfadsf
9/7/2007 12:04:36 AM

1.ROONEY 2.RONALDİNHO 3.KAKA 4.CRONALDO 5.HENRY 6.MESSİ 7.LAMPARD 8.RONALDO 9.ADRİANO 10. LAMPARD 11.DEL PİERO 12.ROBİNHO 13.Wan nistelroy BUNLAR ORTA SAHA VE FORVETLER BUNLARDA DEFANSLAR 1.NESTA 2. TERRY 3.CANNAVARO 4.FERDİNAND 5.MALDİNİ 6.MALOUDA KALECİLER 1.BUFFON 2.DİDA 3.COUPET 4.CASİLLAS DOĞRUMU SİZCE


özkan pekesen
9/7/2007 2:41:27 AM

Sevgili Selin yazının bir kaç pragrafı dikkatimi çekti Örneğin :
YENİLERE ESKİLERİN İSMİNİ TAKMAYI SEVERLER:Haklısın ama bu benzetmeler ciddi mi yok sa mecazimi ben hala anlamış değilim MESSİ MARADONA : NE İLGİSİ VARSA !! yada ROONEY PELE haydaaa demeden duramıyorum. Galiba basının şaklabanlığı. Ancak benzetilenlerin yorumları daha da vahim . Baksana MARADONA kendisini ilk başta VERON a sonra RİKELME ye ardından MESSİ ye benzetti. Pele dersen bi ara PLATİNİ sonra RONALDO şimdilerde ise ROBİNHO ya benzetiyor vardır bi bildikleri ne diyelim !
OMUZLARINDA ESKİ EFSANELER GİBİ OYNAMANIN YÜKÜ: Böyle bir şey düşündüklerini hiç sanmıyorum. Bu benzetmeler yapıldığı ve konuşulduğu haftalar belki ama sonra BECKHAM bildiğin BECKHAM ,ROONEY bildiğin ROONEY zaten. Bu çok doğal aslında.Çünkü dünyada hiç bir futbolcu bir diğerine benzemez her yıldızın kendi kişsel doğaçlamaları kendi patenti altındadır !
SAKIZ !!!
Ödül aldığında sakız çiğnediğini yazmışsın ve bunu gençliğine bağlamış ve bi noktada makul görmüşsün. Bence de haklısın ! Baksana Ferguson maçlarda ööle bi sakız çiğniyor ki ne zaman manchester maçı seyretsem canım sakız istiyo. Espri bi yana bu onların kültüründe var heralde kimse bizim gibi karşılamıyordur bu sakız mevzunu hadi yine espri yapalım CRUYF lolipop şekerle stres atardı sigara maduru ya! peki TİGANA ve BLANJ a ne dersin!
ROONEY M. ÜNİTED NEDEN ALINDI!
Çünkü SAHA nın inişli çıkışlı bir grafiği vardı ! SMİTH BREAVHEART misali yürekli oyunu ve korkunç hucum presini sahada uygularken sürekli sakatlanıyordu. Kaç kez ameliyat oldu kendisi bile bilmiyor sonunda NEWCASTLE da . NİSTELROY zaten hem İtalyanların hemde İspanyolların peşinde olduğu popüler bir isimdi ve bir gün gidecem diye bagırıyordu . Van Besten dışlasa da şu an R. MADRİD de. Geleceği çok az kişi görür. Hele konu futbolsa! Klüp hisselerinin Amerikalı şirketlerce alınması,M. ÜNİTED taraftarlarının ilk baştaki isyanı ,ayrıca bütün bunlar olurken MOURİNHO ve CHELSEA nin premier lige 2 yıllık demir atışı. Derken FERGUSON a bütün bu olayların altından kalkabilmesi için grekli futbolcular grubu meselesi. Elinde olan önemli isimlerin yanına ROONEY den daha iyi bir takviye olamazdı. O da hiç geçiktirmeden bu yetenekli genç adamı kadrosuna kattı . İyide yaptı ! bir transfer için bu kadar gerekçe yeterli heralde.Yani ROONEY gerekli bir isimdi.
RUGBY FİZİKLİ
Futbolda fizik son derece önemli buna katılıyorum ama esas olan yetenektir ! Rooney bir futbolcuya gerekli olan fiziksel kapasiteye fazlasıyla sahip . Teknik mi! bence yeterince teknik !
eeee daha ne olsun !Bütün dünya İngiliz futbolu yada futbolcularını beğenmedikleri söyler hatta bu ülkenin futbol yapısını değiştirmesi gerektiğini yani bir revüzyona ihtiyacı olduğunu söylerler . Hele bizim türk yorumcular .Ama her ne hikmetse adamlardan 7 maçta 30 gol yedik ve hala kalelerine bir gol atamadık.Bir anlamda ingiltere bu eleştirilere kulak verdi ve son yıllardaki çalışmalarıyla liglerini belkide dünyanın en çok seyredilen ligi haline getirdiler . Bütün bu saydıklarım ve günümüz futbol endüstrisine içi boş oyuncular hitap edemez yani siz ingiliz liginde içi boş bir futbolcuyu yıldız statüsünde gösteremezsiniz HELE BU ADAMIN ADI ROONEY´SE
TÜM FUTBOL AŞIKLARINA SAYGILARIMLA
ÖZKAN PEKESEN


egemen
9/7/2007 10:12:45 AM

malouda defans mıydı?!?! :)


hasan çelik
9/7/2007 10:27:11 AM

sıralama yaparsa
1.ronaldinho 2.kaka 3.messi 4.cristiano ronaldo 5.henry 6.gerard 7.deco 8.etoo 9.raul 10.totti 11.lampard 12.pirlo 13.drogba


furkan
11/7/2007 9:44:08 PM

beyler rooney saatte kaç km gidiyor


egemen
11/8/2007 2:22:44 PM

otobanda 180 falan herhalde...


fabio
11/11/2007 9:49:36 PM

aşırı güçlü bi futbolcu ama bu özellik bizim mehmet yıldızımızdada warr artı dahada fazlasıda warrr bu adamın tek artısı ingiliz medyasıı 16 yaşında premier ligde maça cıkan herkesi yıldız yapıyolar zaten.rooney kesinlikle ii futbolcu ama asla çok büyük bi futbolcu olamıycak hep böle kalıcakk.


oben
1/19/2008 11:39:30 PM

bu yazının yeni versiyonu çıktı oraya yorum yapmak daha mantıklı olacaktır.


berkay
11/27/2008 2:42:42 PM

rooneyı cok sevıyorummm bence cok ıyı bır futbolcu


Emre Kağan
1/16/2009 10:57:37 AM

Bence Rooney daha güçlü ve yetennekli hemde genç.Ben aynı Rooney´e benziyorum.Okulda bana bazen küçük Rooney derler.Rooney başarılar dilerim


emrah
1/9/2010 5:29:12 PM

ben çok beğeniyorum




Yorum Ekle
İsim:
E-Posta:
*Mesaj:
Kod Listesi

 
   
 
Anket
Fenerbahçe'nin sorunu kimin gidişiyle çözülür?
Daum
Aziz Yıldırım & yönetim
Güiza
Alex
Brezilyalılar
kimsenin gitmesine gerek yok
sorun mu? ne sorunu?
Sonuçları İncele

Forumdaki Son Konular
Betsson
İnternetten maç izleme keyfi
Yaptığınız 1 Nisan Şakaları
Şampiyonlar Ligi 09/10
Başka Şeyler
Uefa Avrupa Ligi 09-10
Turkcell Hiper Lig 2009-2010
turk milli takımı
Kutlama Tebrik
Forum

Yorum Yapılan Konular
El Turco'nun Öyküsü
85'li Yetenek: Cristiano Ro...
Trabzon değerlerine biraz s...
Adam Olacak Çocuklar 1. Böl...
Futbolun Amatör Ruhu
Solbekler: Aranıp da Buluna...
Adam Olacak Çocuklar: 4. Bö...
Bir Futbol İlahı: Alex De S...
Dünya Derbileri: Fenerbahçe...
En İyi 100 Futbolcu