Futbol aşığı bir insana dünyada gitmek istediği 3 stadı sorsanız mutlaka sorunun cevabında Camp Nou da bulunur. İki hafta önce Barcelona’ya gittiğimde elbette Camp Nou ziyaretini es geçmek futbol adına büyük bir ayıp olurdu.
Kanatlardan gelebilecek ataklarda kafa vuracak forvet ihtiyacından türeyen pivot santrafor mevkii 80 öncesi pek yüzüne bakılmayan, ağır, yeteneksiz görülen isimlerin bulunmaz hint kumaşı haline gelmesine ve iyi paralar kazanmasına sebep olmuştur.
Biraz sessiz bir transfer sezonu geçiriyoruz. Büyük kulüpler de neredeyse hiç ses yok. Biraz Barcelona aldıkları ve sattıkları ile hareket getirdi. 2008 yaz döneminin göze çarpan bir başka özelliği de son yıllardaki az para harcama eğilimin artması.
İlk dosyasını hazırladığım Belçika Jupiler Liginde transferler son hızıyla devam etmekte. İlk yazımdaki kulüplerden sonra geri kalan kulüplerin transferlerine göz atalım
Bugün UEFA’nın resmi sitesinde Euro 92’yle ilgili sayfayı açtığımız zaman turnuvanın tarih yazan oyuncusu olarak Danimarka Milli Takımının kalecisini görüyoruz: Peter Boleslaw Schmeichel. Nitekim 1992 ve 1993 yıllarında hem UEFA hem de Uluslararası Futbol Tarih ve İstatistik Federasyonu tarafından yılın kalecisi seçilmiştir.
Hami Mandıralı, Abdullah Ercan, Ogün Temizkanoğlu Milli takımların çeşitli yaş gruplarında birinci ya da ikinci teknik adamlık yapıyorlar ki bana göre yanlış yapıyorlar.